-->


Göksun Bölgesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Göksun Bölgesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2025 Çarşamba

Katil Amerika

  • Katil Amerika

  • Soykırım soykırım dedin
    KatiLsin katil Amerika
    Kürt,Türk,Çerkez ayrı dedin
    Katilsin katil Amerika 
    
    Apo itini besleyen
    Başımıza PPK illetini saran
    Gençi yaşlısını acımadan öldürten
    Katilsin katil Amerika
    
    Soykırım diye uğraşan
    Sonuçta murada eremeyen
    Biz Türkleri koparamayan
    Katilsin katil Amerika
    
    Apo itini yakalatan
    Asılmasın emrini verdiren
    Paşalar gibi onu besleyen
    Katilsin katil Amerika
     
    Hepberaber bir olacağız
    Sonunda bu belayı yeneceğiz
    Kürt, çerkez,Türk kardeş kalacağız
    Katilsin katil Amerika
    
    Analar artık ağlamasın
    Yürekler artık dağlanmasın
    Bu oyuna bir son verilsin
    Katil kaldın katil Amerika
    
    Mutlu günlerimiz olacak
    Sonunda sevincimiz bir olacak
    Bu vatan bir bütün kalacak
    Katil kaldın katil Amerika
    
    Dünya bir itten kurtulacak
    Sonunda muradına erecek 
    Bu vatan bir bütün kalacak 
    Katilsin kaldın katil Amerika
    
    Sözün geçmeyecek artık
    Herkesin sözü tutulacak artık
    Kadir bilecek gene seni
    Katilsin katil Amerika
          KATİL AMERİKA‏
  • 27/08/2011
  • KADİR ARDIÇ

  • GÖKSUN


15 Eylül 2013 Pazar

Soyuluyoruz Degil Mi

           
  • Soyuluyoruz Degil Mi

  • 
    
    Süt bozuk maya tutmaz Emekler gider zaya Eller atlı bize yaya Büyüyoruz değil mi? Boş yere temel atıp Kendimizi aldatıp Yan gelipte yan yatıp Uyuyoruz değil mi? Garibanım ağlama Ceket delik vur yama Gördüğümüz imama Uyuyoruz değil mi? Bel bağlama cahile Bağlasan da nafile Kardeş kardeşe bile Kıyıyoruz değil mi? İnsan insanın kurdu Olmasa ne olur du? Düşman gibi bu yurdu Soyuyoruz değil mi? Hiçe sayıp rehberi Gidemeyiz ileri Söz verip sözden geri Cayıyoruz değil mi?
  • SOYUYORUZ DEĞİL Mİ
  • Yinede bizi FAcebook Fan sayfamızdan da bizitakip edebilirsiniz

    Figani (Hayrettin ÖNDER)Göksun

Göksun 'un uydudan görünümü
Göksun dört yol kavşagı

      HADİ GARİ

Yalım vuruyor bacadan 
Uyan artık hadi gari
Sabah geç olur geceden 
Uyan artık hadi gari.

Camiye çan asmadan 
Ezan mezan susmadan 
Sürüyü kurt basmadan 
Uyan artık hadi gari.

Surda bayrak inmden 
Düşman sırta binmden 
Tez davran, didinmeden
Uyan artık hadi gayri.

Sözüm değil kehanet 
Gayet açık gayet net
Her tarafta ihanet 
Uyan artık hadi gayri.

Kalk bak neler oluyor
Memleket soyuluyor
Altımız oyuluyor
Uyan artık hadi gayri.

Bağır figani bağır 
Bağırda duysun sağır
Yol uzun, yükse ağır
Uyan artık hadi gari.
      Figani (Hayrettin ÖNDER) 

15 Temmuz 2013 Pazartesi

YUH OLSUN MU

    
 Göksun ve Göksun Meslek Yüksek okulu 
https://www.facebook.com/canimsin.sipse
 YUH OLSUN MU

Beyefendi etiketi 
Sömürür durur milleti
Düşman gibi memleketi
Soyana da yuh olsun mu?

Atın derine çürüsün 
Namı orada yürüsün 
Teneşirde ölüsün 
Yuyana da yuh olsun mu?

Fitne fesat ekti köye 
Köle hakkı yiye yiye
Yetim hakkı yiye yiye 
Doyana da yuh olsun  mu?

Biz böyle gördük çoğunu
Aldılar varı yoğunu
Komşusunun tavuğunu
Sayana da yuh olsun mu?
  
Ben söylerim yana yana 
Tab sözüm anlayana 
Seçim günü öbür yana
Kayana da yuh olsun mu?

Kimler yiye kim sürene
Suçluysa suçsuz görüne
Çakalı kurdu yerine
Koyana da yuh olsun mu?

Haram ile dolar cebi
Sanki yok mu yerin dibi
Doğru sözü yanlış gibi
Duyana da yuh olsun mu?

Şeref gurur hepsi para
İnsanlığa açar yara
Suçsuz yere insanlara 
Kıyana da yuh olsun mu ?

Bu dünyadan çektim elimi 
Zaten bozulmuş temeli 
Çok bile adı deli
Diyene de yuh olsun mu?

En güzel şey alın teri
Dökerek yapmak eseri
Yiğidin bastığı yeri
Oyana da yuh olsun mu?

Gece uzun olmaz sabah
Neymiş sevap neymiş günah 
Aşifteye on kez nikah 
Kıyana da yuh olsun mu?

Dostum isen gel buraya 
Kimse girmesin oraya
Verdiği sözden geriye
Cayana da yuh olsun mu?

Sakın güvenme tahtına 
Alır götürür fırtına
Yalan göleğin sırtına
Giyene de yuh olsun mu?

Bir gün bite paran pulun
Hak değilse kazanç yolun
Hakkını yetim yoksulun
Yiyene de yuh olsun mu?
   
Figani der işle kesat
Savururum işler kesat
Tüm dünyaya fitne kesat
Yayana da yuh olsun mu?
         Figani (Hayrettin ÖNDER)

15 Haziran 2013 Cumartesi

BİR TÜRLÜ

Göksun'un Resmi
       BİR TÜRLÜ

Su vermezler gariban arkına
Gelen çomak sokar oldu çarkına
Öksüzlerin fukaranın farkına
Var diyoruz varmıyorlar bir türlü.

   Hak hukukmuş sözde ve lafta
   Bir şey desen vuruyorlar yafta 
   Onlar başka safta biz başka safta
   Gör diyoruz görmüyorlar bir türlü.

Garibanın çarkı dönüyor geri
Bir kemik kalmışız bir de deri
Siz on alın ama bize de biri
Ver diyoruz vermiyorlar bir türlü.

   Fİgani diyor ki değilim emin 
   İnsanlar mı kaypak kaypak mı zemin
   Memleketi satanların kalemin
   Kır diyoruz kırmıyorlar bir türlü. 

Fİgani diyor ki değilim emin 
İnsanlar mı kaypak kaypak mı zemin
Memleketi satanların kalemin
Kır diyoruz kırmıyorlar bir türlü. 

    Figani (Hayerettin ÖNDER)

15 Mayıs 2013 Çarşamba

YE MEHMET YE

Göksun'un Resimi
   YE MEHMET YE

Ye sana helal olsun
Göz doymaz karın doysun
Acı Allah doyursun
Ye Mehmet ye ye.

Dur deme bu gidişe
Geçir kebabı şişe
Sonra eklersin fişe
Ye Mehmet ye ye.

Hakkındır bu senin
İndir mideye indir
Örftendir adettendir
Ye Mehmet ye ye.

Olmasın pek semiz
Boş kalmasın keseniz
Devletin malı deniz
Ye Mehmet ye ye.

Çevir mangalı çevir
Bir duble daha devir
Bu devir senin devir
Ye Mehmet ye ye.

Kim bilecek iz saptır
Ev yaptır villa yaptır
Bismillah de sevaptır
Ye Mehmet ye ye.
    Figani Hayerttin ÖNDER)

15 Mart 2013 Cuma

Reşko'nun Ağıtı (Göksun )

  • Usanmışım (Yakarış)

  • 
    
  • Asıl adı Süleyman olan Reşko, Sarız'ın Çağşak köyündendir.
    
    Reşko'nun kardeşi Mehmet, Göksün'ün Büyük Kızılcık köyüne bağlı Kavşut mezrasında davarını kışlatırken, otlak anlaşmazlığı yüzünden Kızılcıklılar tarafından hergün bir organı kesilerek 18 günde işkenceyle öldürülüyor.
    
    Reşko, sözkonusu mezradaki malların yanına gidince, kardeşini bulamıyor. Malların yanındaki çoban, kardeşinin Kızılcıklılar tarafından götürüldüğünü ve bir daha dönmediğini söylüyor. Bunun üzerine Reşko, köye iniyor ve kardeşini araştırıyor. Köylülere: "Kardeşimi siz getirmişsiniz ortaya çıkarın, yoksa sizin için kötü olur," diyor. Fakat kardeşini göstermiyorlar. Çünkü kardeşi işkenceyle öldürülmektedir, ağır yaralıdır. Bu arada yaşlı bir kadın, kardeşinin, üstünde bulundukları damda tutulduğunu, ayağını yere vurarak bildirmek isterse de Reşko anlayamaz.
    
    Kardeşinin izini bulamayan Reşko, kardeşi ortaya çıkartılmazsa, her parmağı için bir Kızılcıklı'yı öldüreceğini söylüyor ve dağa çıkıyor.
    
    Aradan epeyce zaman geçmesine rağmen kardeşi bulunamayınca, öldürülüğünü anlayarak belli aralıklarla kuşkulandığı kişilerden 17'sini öldürüyor. 18'inci kişi olarak öldüreceği adam, "Beni öldürme, senin kardeşini daha önce öldürdüğün kişiler işkenceyle öldürdüler" diyor. Durumu öğrenen Reşko adamı bırakıyor.
    
    Reşko, bu olaydan sonra, öcünü aldığına inanarak adam öldürmeyi bırakıyor. Fakat arandığı için dağda kalmayı sürdürüyor. Dağda kaçak bulunduğu sırada, tutuklanan bir arkadaşını, Maraş Cezaevinde zaman zaman ziyaret ederek, kendisine para yardımında bulunur.
    
    Reşko, bir kaç yıl dağda kaldıktan sonra yakalanıyor ve Maraş Cezaevine konuyor. Başlangıçta idamla yargılanan Reşko, dağa çıkmasının haklı gerekçeleri gözetilerek hapis cezasına çarptırılıyor. Birkaç yıl tutuklu kaldıktan sonra 1933 affında cezaevinden çıkıyor.
    
    Cezaevinden çıktıktan sonra, geçimini çıkarmak için Suriye'den kaçakçılık yapar. Cezaevinden tanıdığı bir tütün kolcusunun halka baskı yaptığını görüyor ve kendisini uyarıyor. Kolcunun kafa tutması üzerine aralarında sürtüşme çıkıyor. Kolcu, Suriye'den bir dönüşünde dağda Reşko'yu pusuya düşürüyor. Aralarında çatışma çıkıyor. Çatışmada, Reşko topuğundan yaralanıyor, kolcuysa hayatını kaybediyor.
    
    Reşko, bu olay üzerine yeniden dağa çıkar. Uzun süre dağda kalır. 1940 yılında bir gün Çağşak'taki evinde olduğu, köyün zengin Tümüklü ailesince Sarız jandarmasına ihbar edilir. Jandarma evi sarar. Reşko, başlangıçta teslim olmaya yanaşmaz. Fakat köylüler araya girerek kendisini ikna ederler. Reşko, silahını teslim edip evden çıkarken, dam başında pusuda bekleyen birince arkadan vurulur. Bu, Reşko'nun kendisinden kuşkulandığı ve daha önce bir kaç kez kendisini uyardığı bir köylüsü Hulusi'dir.
    
    Arkadaşlarının karşı tarafa köklü bir misilleme yapma önerisini de Alim Efe kabul etmiyor.
    
    Olayı doğrudan gören ilçe jandarması Mustanlar'dan 15 kişiyi tutukluyor. Jandarma komutanının haber yollaması üzerine, Alim Efe ile arkadaşları da teslim oluyorlar. Jandarma Komutanı da haklılıklarını gördüğü için onlara iyi davranıyor.
    
    Bir süre yattıktan sonra Alim Efe, Dinar Cezaevinden kaçıyor. Yeniden köyüne dönüyor. Amacı ailesine ve yakınlarına sahiplik etmek. Yurt edinmek istediği Teknova'da ekip-biçmek. Kavgada dalaşmada gözü yok artık.
    
    Yazık ki karşı taraf yine durmuyor ve bir gün şoseye indiğinde, pusu kuran Abbas ve Habip tarafından vuruluyor. Vurulmaya vuruluyor ama vuranlar yanına yaklaşamıyorlar... Ta ki birini yanına gönderip, öldüğünü kesinlikle öğreninceye kadar.
    
    Alim Efe'nin cesedinin ne olduğunu olayı anlatan da kesinlikle bilmiyor. Cesedi yakıp gömdükleri söyleniyor. Türküdeyse cesedin samanlıkta doğrandığı anlatılıyor.
    
    Olayı anlatan türküde anlatıldığı gibi, Alim Efe'nin öldürülmeden nişanlandığını fakat bu konuda da gözünün açık gittiğini ekliyor.
  • 
    
    Fişekliğin düzüm düzüm
    Karda belli olmuş izin
    Kara yasla dolaşıyor
    O sevgili iki kızın
    
    Öle öle kızların öle
    Ölmiye ne günler göre
    
    Halep’ten malı kaldırır
    Tokat, Zile’de sattırır
    Namı büyük benim babam
    Evine misafir kondurur
    
    Şıho dersen ağalar ağası
    Binboğa yaylası.Elbistan kışlası
    Sırtında görülür sırma meşrası
    
    Aslan babam aslan babam
    Devletten sana çıktı ferman
    Dizlerimde kalmadı derman
    
    Tüfengin elden ele dolaşıyor
    Yetim kaldı iki kızın
    Kuzu gibi meleşiyor
    
    Değen kurşun yağlı mıydı
    Elin kolun bağlı mıydı
    Seni vuran yoldaşların
    Ciğerleri yanmış mıydı
    
    Çok cefan gördüm yalancı dünya
    Çok kahrını çektim çürüdü bünyem
    Senin için çıktı bir büyük ferman
    
    Haleb’i yol ettim kalmadı sana
    Fişeklik belinde tüfek bir yana
    Kızların dolaşır hem yana yana
    
    Postayı ayırdı iki kardaşın
    Ne kadar büyüdü belalı başın
    Felek size yedirdi zehirli aşın
    
    Elif durmadan sizleri izler
    Düşman dam başında gözler
    Yetim kaldı iki kızlar
  • göksun-ağıt

  •  Bu Ağıt 1,355 defa görüntülenmiştir.

15 Ocak 2013 Salı

BİR GÜZE

BİR GÜZEL

Aşkı koysam bir kılıfa
Söküp gidiyor bir güzel.
Bir ömrü bir zülüfe
Takıp gidiyor bir güzel.

Dal büyür mü dal içinde
Yol ararım yol içinde
Türlü türlü gül içinde
Kokup gidiyor bir güzel.

Gözler sanki badem içi
Yaylalara çeker göçü
Omzuna sırma saçı
Döküp gidiyor bir güzeli

Ne dilersen Hak’tan dile
Gerisi dostum nafile
Bir sıkımlık canım bile 
Sıkıp gidiyor bir güzel.
        Figani(Hayrettin Önder)

1 Ocak 2013 Salı

NE DEVİRE KALDIK BÖYLE

NE DEVİRE KALDIK BÖYLE

Geç mi geldik bu dünyaya?
Ne devre kaldık böyle?
Söz söylenir sözler riya
Ne devre kaldık böyle

Hani edep, ar kalmadı
Sevilecek yar kalmadı
Helalinden kar kalmadı
Ne devre kaldık böyle?

Bu anlamsız bir telaştır
Dünya için durma koştur
Baş ayaktır, ayak baştır
Ne devre kaldık böyle?

Adam varsa da çıkmıyor
Gül açmış lakin kokmuyor
Oğul babayı takmıyor
Ne devre kaldık böyle?

Menzil uzak sen durma koş 
Kimmiş ayık, kimmiş sarhoş?
Cepler dolu gönüller boş
Ne devre kaldık böyle?

Galiba bu ahir zaman
Öyle ise haller yaman
Vatan satanlar kahraman
Ne devre kaldık böyle?

Ey Figani bahtı kara
Gidiliyor hep çıkara 
Seçilmiyor akla kara 
Ne devre kaldık böyle?
         Figani (Hayrettin Önder)

20 Aralık 2012 Perşembe

GURBETTE BAYRAM

 
GURBETTE BAYRAM 

Yine bayram sensiz gurbette 
Gözyaşımı döke döke ağladım
Suçlu kimdir çekilen bu hasrette
Resmimize baka baka ağladım.

Geldim gurbet ele sizi bırakıp
Ağlıyorum şimdi resminize bakıp
Oturup bir köşede sigara yakıp
İçerime çeke çeke ağladım.

Bu hasretlik bilmem nasıl çekilir
Gitsem naz yer yollar bükülür
Süzülür göz yaşım yere dökülür
Bir sel gibi aka aka ağladım.

Ayrıyım yurdumdan nedir ki hatam
Bayram günü ile tutarım matem
Gücüm yetmez kadere ederim sitem
Yumruğumu sıka sıka ağladım.
          Figani (Hayrettin ÖNDER)

ÇAĞ ATLADIK

    ÇAĞ ATLADIK

Binası bitmez temeller
Ata ata çağ atladık.
Vurgun vurmuş kirli eller
Tuta tuta çağ atladık.

İnek sandık hep öküzü
Tanımadık sahte yüzü
Her seçimde aynı sözü
Yuta yuta çağ atladık.

Memleketi ettik hibe 
Hep gariban olur sobe
Bir sağ cebe, bir sol cebe
Ata ata çağ atladık.

      KUVVET

Adalet gönül işi, kuvvetle kaim olmaz
Kuvvetle kaim olan, adalet daim olmaz.
           Figani (Hayrettin Önder)

10 Aralık 2012 Pazartesi

SOYUYORUZ DEĞİL Mİ

HALK ŞAİRİ FİGANİ.flv FİGANİ ,HAYRETTİN ÖNDER
SOYUYORUZ DEĞİL Mİ

Süt bozuk maya tutmaz maya
Emekler gider zaya
Eller atlı bize yaya 
Büyüyoruz değil mi?

Boş yere temel atıp
Kendimizi aldatıp
Yan gelipte yan yatıp
Uyuyoruz değil mi?

Garibanım ağlama
Ceket delik vur yama
Gördüğümüz imama
Uyuyoruz değil mi?

Bel bağlama cahile
Bağlasan da nafile
Kardeş kardeşe bile
Kıyıyoruz değil mi?

İnsan insanın kurdu
Olmasa ne olur du?
Düşman gibi bu yurdu
Soyuyoruz değil mi?
   
Hiçe sayıp rehberi
Gidemeyiz ileri
Söz verip sözden geri
Cayıyoruz değil mi?
              
        Figani (Hayrettin ÖNDER )

26 Kasım 2012 Pazartesi

     KÖŞE KAPMAK

    Uykun yoksa beyhude
    Nereye serersen ser döşeği
    Dünyada yuvarlak diyorlar madem
   O zaman sen nah kaparsın köşeyi.
          Figani (Hayrettin Önder )
Göksun yogunoluk köyü manzaraları
Göksun yogunoluk köyü manzaraları
Göksun yogunoluk köyü manzaraları
Göksun yogunoluk köyü manzaraları

17 Kasım 2012 Cumartesi

ÇATILACAK KAŞIMIZ

Göksun Bölgesinden kış manzaraları (Resimleri)
 
               ÇATILACAK KAŞIMIZ

            Bir ekmek iki soğan 
            Üç öğünde aşımız
            Hak yerini bulacak 
            Çatılacak kaşımız.

            Haram lokma yutanlar 
            Sonra nutuk atanlar 
            Vatanımı satanlar
            Kim der vatandaşımız?

            Hak yiyenler çekecek 
            Hem misliyle çıkacak 
            Tüm bentleri yıkacak
            İnanın gözyaşımız.

            Dönemem ki kar diye
            Yarı yoldan kar diye
            Vicdanımız var diye
            Hep belada başımız.

            Türlü türlü yalanlar
            Emeğimi çalanlar
            Ben açken tok olanlar
            Olmaz din kardeşimiz.

            Biz doğuştan orucuk 
            Vurgun yemiş tomurcuk 
            Papucu delik çoçuk 
            Sissiniz telaşımız.

            Figani der gelecek 
            Bütün yüzler gülecek 
            Hak yerine bulacak 
            Bitecek savaşımız.
                   Figani (Hayerttin ÖNDER)
     Bizi Facebook Fansayfamız olan Sipse dende takip edebiliriniz degerli takipcilerimiz

14 Kasım 2012 Çarşamba

KİM BİLİR

Tandır (Dedemin bıraktıgı benim kaybettiklerim) Tandır (ekmek edilen ocak)
Tandır (Yufka ekmek edilen ocak yada mandız)
Süt Makinası ( Sütü kaymaktan (yagı) ayırmaya yarayan makina )
Süt Makinası (BU makinanın ayarı var ayarlanarak sütün yagı cıkartılmakta )
Gaz Lambası (Elektirik gelmeden önce dedemin dedemin kullandıgı en lüks aydınlatma aracıydı)
           KİM BİLİR

Sen söylersin , sen ağlarsın durmadan
İçerinde ne çekersin kim bilir
Mizrabını daha teli vurmadan
Yanağına yaş dökersin kim bilir.

Çeker beni ceylan gibi ağına
Hasret kayar ovasına, dağına
Serap olmuş sevgilinin bağırları bağına
Zemheride gül dikersin kim bilir.

Çağırsam kimseler gelmiyor
Giderim durmadan düştüm, bir ize
Kıvrılsa kıvrıla engin denize
Çağlayıp da akarsu kim bilir.

Sevdalar sevdalar geçmiş sevdalar
Figanı bir zaman suçmuş sevdalar
Mecnun’a Ferhat’a küsmüş sevdalar
Çöl gezersin, dağ yıkarsın kim bilir.
   
              Figani (Hyrettin Önder )

6 Kasım 2012 Salı

HADİ GARİ

Göksun'un Yiricek kasabası

      HADİ GARİ

Yalım vuruyor bacadan 
Uyan artık hadi gari
Sabah geç olur geceden 
Uyan artık hadi gari.

Camiye çan asmadan 
Ezan mezan susmadan 
Sürüyü kurt basmadan 
Uyan artık hadi gari.

Surda bayrak inmden 
Düşman sırta binmden 
Tez davran, didinmeden
Uyan artık hadi gayri.

Sözüm değil kehanet 
Gayet açık gayet net
Her tarafta ihanet 
Uyan artık hadi gayri.

Kalk bak neler oluyor
Memleket soyuluyor
Altımız oyuluyor
Uyan artık hadi gayri.

Bağır figani bağır 
Bağırda duysun sağır
Yol uzun, yükse ağır
Uyan artık hadi gari.
      Figani (Hayrettin ÖNDER)

29 Ekim 2012 Pazartesi

Görün Gari

 
  • Görün Gari

  • 
                                        Yolsuzlukta ettik yarış
                                                 Hile oldu alış veriş
                                                 Memleketi karış karış
                                                Satıyoruz,görün gari.
    
                                                Karıştırıp kanı kana
                                                Hüküm sürmüştük cihana
                                                Vatan severi zindana
                                                Atıyoruz,görün gari
    
                                                Fitne fesat kol geziyor
                                                Yazanlar yalan yazıyor 
                                               Sanmayın gemi yüzüyor
                                               Batıyoruz, görün gari
    
                                               Uyuşmanın sonu elbet
                                               Esarettir,hem müebbet
                                               Hain içte,boşa nöbet
                                               Tutuyoruz , görün gari
    
                                                Nerden cıktı bunca akın
                                               Yıkım bunlar kardeş yıkım
                                                Vatan giderken takım
                                               Tutuyoruz,görün gari
    
                                               Küfrederek dünümüze
                                               En mukaddes günümüze
                                               Ne konursa önümüze
                                              Yutuyoruz , görün gari
    
                                              İbret ile bakda izle
                                              Gemi yüzmez sözle
                                               Krizle kalkıp krizle
                                               Yatıyoruz ,  görün gari
    
                                              Bayrağı ,dini ,vatanı
                                              Sevmeyen bozuk kanı
                                              Ateş sardı dört bir yanı
                                              Tütüyoruz , görün agri
     
                                            Olmalıyız tek bir yürek
                                            Aslan gibi kükreyerek
                                             Her taraf  düşmanken tüfek
                                             Çatıyoruz,  görün gari.
    
                                             Plan kuruyorlar plan
                                            Söyleyenler yalan dolan
                                            Kıyamet mi gerek ulan
                                             Batıyoruz,  görün gari
    
                                             Figani der bu duruma
                                            Düşmek gidiyor zoruma
                                             Yeni nesil uçuruma
                                             Yitiyoruz,  görün gari
    
                      FİGANİ (Hayrettin ÖNDER)

18 Ekim 2012 Perşembe

ZALİM GURBET

 
ZALİM GURBET

Nasıl çekem zalim gurbet kahrını
Bebek Dağı bölük bölük kar şimdi
Hasret bardağında doldur zehrini
Gözü yaşta gönlü darda yar şimdi.

Özlemişim Çakılı’nın başını 
Kayısını, toprağını, taşını
Anam yağlamıştır bulgur aşını 
Yumruk ile baş soğanı kır şimdi.

Ne haldedir Kıngıçlı’nın yazısı
Meleşiyor mor koyunla kuzusu
Sende gurbet bende sıla sızısı 
Ayrılıksa ölümden de zor şimdi.

Derlerde kar suları akıyor 
O akışlar yüreğimi yakıyor 
O yar şimdi yollarımı bakıyor 
Yeter gayrı yeter gayrı der şimdi.

Figani der Mıklıçam’a  yaslansam 
Yağmur yağsa iliğe dek ıslansam 
Duyar mı nazlı yare seslensem 
Ne söylesem gurbet elde sır şimdi
        FİGANİ (Hayrettin ÖNDER )

10 Eylül 2012 Pazartesi

ÇAĞ ATLADIK


Site Başlığı
<data:blog.pageName/> - <data:blog.title/>
ÇAĞ ATLADIK

Binası bitmez temeller
Ata ata çağ atladık.
Vurgun vurmuş kirli eller
Tuta tuta çağ atladık.

İnek sandık hep öküzü
Tanımadık sahte yüzü
Her seçimde aynı sözü
Yuta yuta çağ atladık.

Memleketi ettik hibe 
Hep gariban olur sobe
Bir sağ cebe, bir sol cebe
Ata ata çağ atladık.

             Figani (Hayrettin Önder)          

         KUVVET

Adalet gönül işi, kuvvetle kaim olmaz
Kuvvetle kaim olan, adalet daim olmaz.

             Figani (Hayrettin Önder)